4 Ocak 2026 Pazar

ŞEYLER VE BAZI ANLATILAR

 ŞEYLER VE BAZI ANLATILAR
 
Hikaye anlatmaya neden ihtiyaç duyarız. Bunu metinsel bazda düşünmeden önce; insan ilişkilerinde ele alalım mesela. Birbirimizle konuşurken, anlattığımız olaylar belirli hikayeler etrafında döner. Anılarımız ya da ortak yaşantımız bir süre sonra bir hikaye konusudur. Bu bize has bir olay örgüsü değil, insanlık var olduğu günden beri yaşam hikayelerle devam ediyor. Sadece eski yüzyıllarda yazı bu kadar yaygın değilken insanlar birbirlerine hikayeler üzerinden iletişim kurar, bağlanırmış. Halk arasında bu; masal anlatıcılığı olarak da yaygınlaşmış. Doğunun kadim metinlerinden olan Binbir Gece Masalları da sözlü kültürün bir sonucu. Tabi tahmini yüz yıldır yazının bu kadar yaygınlaşması, hayatımızda sözün değerini düşürdü. Biz artık metinler aracılığıyla hikaye anlatıyoruz. Metin devreye girince kurgusal olma payı da var. Çünkü yüzyüze konuşurken biri size bir şey anlattığında doğru ya da yanlışsa buna inanmanız ya da inanmamamız, o an çözülecek bir konudur. Ama metinde anlatılan bir hikayenin gerçekliği hakkında her halde herkesin kafası karışıktık. Üstelik yazar iyi bir üsluba sahipse. Peki kurgusal olmak bu kadar kötü bir şey midir? Neden bir olayın bir doğru bakış açısı olsun. Bir başka biri onu dünyasında başka türlü hayal edemez mi? Burada belki etik olmayan bir işlev var, gerçeklik kaygısı. Hani hayatımızda dürüst ve gerçeğe yakın olmayı daha etik ve insani buluruz ya, belki metin üzerinde gerçekle oynanılması bizim inancımızı zedeleyebilir ama yine de bir yazarın iyi olup olmadığını bana soracak olursanız; anlattığı olay kurgu da olsa, kafanızda sizi soru işaretleri ve şüphelerle baş başa bırakıyorsa, bence iyidir. Hikaye konusunda söylemem gereken bir başka şey de birbirimize hikayeler aracılığıyla bağlı olduğumuz gerçeği. Iki duygudan ya da fark etmez iki insani ilişkiden bahsedeceğimiz zaman hemen hikayelere bakarız. Bir iz, bir birliktelik bir geçmiş, bir bağ ararız. Çünkü bu bağlanmanın yaşamsal formudur. Ayrıca hikaye sadece edebiyatta değil, sinemada da çok yaygın kullanılan bir anlatı biçimi. Belki şiir, resim gibi sanatlarda oranı biraz daha düşük. Neyse yaşamaya, hikaye biriktirmeye hikayelerden dünya inşa etmeye devam çünkü ancak böyle insan olduğumuzu anlarız.

......................................

Birkaç gündür Sartre’ın Baudelaire anlatısına bakıyorum. Kısa bir kitap, Baudelaire üzerine Walter Benjamin de Pasajlar’da anlatıyor ama Sartre; daha varoluşsal bir noktadan ele alıyor onu. Dünya şiirinin büyük dehası olarak bildiğimiz Baudelaire’in yaşam öyküsü etrafında, dünyaya söylemek istediklerine Sartre’ın da söyleyecekleri var. Öncelikle onu kişisel hayatının çıkmazlarında bir arayışçı olarak ele alıyor. Afyon kullanması, kadınlarla düşüp kalkması gibi ruhunun açmazlarında ortaya çıkan şeyin, onun düşünsel çıkmazları diye bakıyor Sartre. Şiir elbette ya da daha doğru bir ifadeyle iyi ve güçlü şiirin yolu dehadan geçer. Modern dönemde şair dediğimiz kişi de; aslında sıkışmış olan, açmazları olan ya da büyük yanılgılar etrafında hayata bakanlardır. Belki de mükemmel hayatların iyi şiirleri yoktur desek, haksızlık etmiş olmayız. Şair kendine ve hayata karşı büyük kayıp kapıları bulunandır da diyebiliriz. Sartre da bize, hayata karşı krizlerle dolu bu varlığın, aramızda dolanırken nelerden etkilenerek bu yaşamı inşa ettiğine dair doneler sunuyor. Meraklısı okuyabilir.

.......................................

Bir haftadır falan film izlemiyorum. En son Avatar ve Hind Rajab’ın Sesi’ne gittim. Hind Rajab’ın Sesi, Gazze’deki dram üzerine bir anlatı. Henüz anaokuluna giden bir kız çocuğunun İsrail saldırıları karşısında Kızılay yetkilileriyle yaptığı bir konuşmanın dökümü. Trajik olan filmdeki ses kayıtlarının gerçek bir olaydan alınmış olması. Gazze elbette belki önümüzdeki yüzyıl boyunca konuşacağımız bir konu. Belki de çağın hafızasını düşününce, hemen unutulacak bir konu. Balık hafızalı bir çağda yaşadığımız için trajedilerin de ömrü kısa oluyor. Hatırlamaya ve gündemde tutmaya devam eden bir çabamız olmalı diye düşünüyorum.
..............................

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder